“Saçmalama, o benim kardeşim gibidir!”

Karşı cins arkadaşlıklar ilişkiniz için ne zaman birer tehdit haline gelir?

Kadınlar ve erkekler sadece arkadaş olabilir mi? Son yıllarda modernleşmenin bir getirisi olarak görmeye alıştığımız ve normalleştirdiğimiz bir durum bu. Gelenekçi veya muhafazakar bakış açısına sahip insanlara göre bu sorunun cevabı hayır. Peki, yapılan araştırmalar karşı cins arkadaşlığı hakkında neler söylüyor? Kadın ve erkek sadece arkadaş olabilir mi?

 

 

Eğer bu soruya hayır diyen biriyle birlikteyseniz sizi “kıskandığını” düşünmeniz normal. Ancak bu şüphelerin ardında birtakım gerçekler de yatıyor. Yani partneriniz sizi kıskanmakta ve arkadaş ilişkinizi kısıtlamakta haklı olabilir. İlişkiler içerisinde çoğu zaman çatışma konusu haline gelebilen karşı cins arkadaşlıkların ne olduğuna ve ilişkinize nasıl zarar verebildiğine gelin birlikte bakalım.


Araştırmalar diyor ki…

Örneğin yurt dışında yapılan bir araştırmaya göre erkeklerin %64‘ü ve kadınların %44‘ü normal arkadaşlarının zaman içerisinde cinsel partnerlere dönüştüğünü ifade ediyor. Bir başka açıdan ele alındığında, erkekler kadınlara göre bu dönüşümü daha fazla yaşıyor. Kadınların tarafındaysa mevcut arkadaşlıklarının ancak yarısından azı cinsel partnere dönüşüyor. 

Kadın ve Erkek Arkadaşlığı

Kadın ve erkeklerin toplumsal yaşam ve iş hayatı içerisinde birbiriyle etkileşim kurması kaçınılmaz bir durum. Bu etkileşim sonucunda arkadaşlığa dönüşme olasılığı yüksek olan ortak ilgi ve bağlantı bulmaları da kaçınılmazdır. Hepimiz günlük rutinimiz içerisinde karşı cinsten iş arkadaşları veya insanlarla bir araya geliyoruz. Özellikle sosyal medya platformlarında cinsiyet ayrımı yapılmamasından hareketle istemeyerek de olsa maruz kalabiliyoruz. Bu durumdan kaçınmak için sosyal medya kullanımını sınırlandırmak veya hapishane duvarı gibi kilitler koymak yerine bu iletişimi sınırlarını çizerek sürdürmek en doğrusudur. 

Bu arkadaşlıklarda taraflardan biri veya her ikisi başka biriyle özel yakın ilişki içinde olmadıkça genellikle sorun teşkil etmezler. Durum böyleyken, onlarca yıllık psikolojik araştırmalar, doğru bir şekilde ele alınmazsa, karşı cinsten arkadaşlığın yakın ilişki için bir tehdit haline gelme potansiyeli olduğunu göstermektedir. 

Arkadaşlık mı Sevgili mi?

Sevgililik veya özel bir ilişkiyi tanımlayan şey yalnızca seks veya fiziksel temaslar değildir. Tarafların her ikisinin de güven ve savunmasızlığa izin veren duygusal bir bağ içinde olması gerekir. Yani savunma mekanizmalarından her iki taraf da arınmalıdır. Sürekli savunma yapmak zorunda kaldığınız bir ilişki ne kadar çabalarsanız çabalayın gerçek bir bağlanmaya dönüşmez. Biriyle yakın bir bağ kurmak, onları diğer ilişkilerinizden (arkadaşlık vd.) daha farklı olarak tanımlamanızı gerektirir. Karşı tarafa sevildiğini ve önemsendiğini hissettirerek güven duygusunu vermelisiniz. İki insan arasında kurulan bu yakın bağ ne kadar kırılgan olarak ele alınırsa o kadar güçlü olur.

Tarkan’ın da söylediği gibi; aşk incelik ister canım hoyrat olma… 

Bağların Koparılması

İki kişi arasında kurulan bu yakın bağları koparmak için illa ki cinsel birliktelik gerekmez. Bu bağın kopması için duygusal önem seviyesinin ilişkinin üzerine çıkarılması da ilişkiye zarar verebilir. Eğer sevgilinizden daha fazla önemsediğiniz bir karşı cins arkadaşınız var ise muhtemelen ilişkinizin derin bağına zarar vermeye başlamışsınız demektir. Bu noktada sınırları doğru çizmek asıl anahtardır ve her üç taraf için de en sağlıklı olanıdır. Önceliğinizin sevgiliniz olması koşuluyla tüm arkadaşlık ilişkilerini sağlıklı bir şekilde sürdürmenizi öneren araştırmalar da mevcutken biraz kulak kabartmaktan zarar gelmez. 

Arkadaşlarınız sevgiliniz gibi davranmaya başladıysa…

Karşı cinsten bir arkadaşın kız arkadaşınız gibi davranmaya başlayarak ilişkinizi ve partnerinizi kıskanmaya başlaması çoğu ilişkide yaşanabilen bir durumdur. İşte tam olarak bu noktada karşı cins arkadaşlık, ilişkiniz için tehdit haline gelmeye başlayacaktır. Arkadaşınızın ilişkinize neden karşı olduğunu size mantıklı gerekçelerle açıkladığı durumların haricinde, yalnızca karşı olması asıl problemdir. Bazı ilişkilerimiz arkadaşlarımız tarafından onaylanmayabilir veya kabul görmeyebilir. Bu, onların ilişkimizi kıskandığı anlamına gelmez. Bize zarar veren, bizim için doğru olmadığını düşündükleri bir ilişki içerisinde olabiliriz. Karşı cins arkadaşlarınızı bu noktada doğru bir şekilde ele almak gerekir. 

Benlik saygısı yüksek olan bireyler, arkadaşlarının ilişkileri hakkındaki tutum ve düşüncelerine doğrudan inanmak yerine eleştiri getirilen noktalarda objektif birer kanıt arayışına girerler. Dengeli bir iletişim gerektiren bu durumlarda mantıklı bir sorgulama ile hareket ederek sınırları doğru çizmek çözümün anahtarıdır. 

Çözüm Yolları

Karşı cinsten arkadaşlıklarınızın toksik hale gelmesini ve yakın ilişkinize zarar vermesini önlemek için aşağıdaki konu başlıklarını inceleyebilirsiniz.
 
Karşı cinsten bir arkadaşınıza asla yakın ilişkinizden daha öncelik vermeyin. 
Yakın arkadaşınız için sevgilinizden ayrılacağınızı söylemek doğru bir çözüm değildir. Onları bu şekilde kabul ettiremezsiniz. Hatta bu durum ilişkinizi bitirme riskinin yanı sıra narsisist bireylerin başvurduğu tehditvari davranış kalıplarından bir tanesidir.
 
Arkadaşlarınızla yaptığınız aktiviteleri ilişkinizden gizlemeyin. 
Bu şekilde davranarak partnerinizi kontrol etmeye çalışmış olursunuz. Bu kontrol davranışı size daha çok zarar verir ve yalan söylemek her türlü güven ilişkisini geri döndürülemez şekilde kırar. Eğer partneriniz, arkadaşlarınızla aranızda bir şey olduğundan şüpheleniyorsa onun bu şüphesini beslemiş olursunuz. Sonrasında kendini gerçekleştiren kehanet gibi belki de gidip gerçekten arkadaşınızla birlikte olursunuz. Bu durumu yaşayan bir vaka örneğinde “bana güvenmediği için onu cezalandırmak istedim” diyerek arkadaşıyla birlikte olan birisi vardı. Sonrasında yaşadığı suçluluk ve pişmanlık hayatını büyük ölçüde etkilemişti. 
 
Partnerinizin de karşı cinsten arkadaşınızla dost olmasını istemeyin. 
Arkadaşlık ilişkileri kişilerin özel tercihidir ve sizin arkadaşınızla partneriniz de arkadaş olmak zorunda değildir. Partnerinizin kendi arkadaşlarını seçme özgürlüğü olduğunu unutmayın.
Partnerinizin karşısında yakın arkadaşınızla flörtöz davranışlar sergilemeyin. 
Karşı cinsten arkadaşınıza, genellikle birbirlerine cinsel olarak çekici gelen iki kişi arasında flört davranışı olarak kabul edilecek bir şekilde dokunmak veya cinsel içerikli şakalar yapmak, partnerinize doğrudan saygısızlıktır ve duygusal tacize benzer. Örneğin, arkadaşınız kolunuza veya bacağınıza samimi bir şekilde dokunmak için gülüyor ve eğiliyorsa ve buna göre bir grup başka insanın önünde karşılık verirseniz, kıskanç partneriniz için aşağılayıcı bir durum yaratmış olabilirsiniz.
Uygunsuz arkadaşlıklardan kaçının.
Çevrenizdeki insanların arkadaşlarınız hakkındaki olumsuz yargıları, partnerinizin kulağına gittiğinde olumsuz bir atmosfer yaratabilir. Size zarar veren, size iyi gelmeyen arkadaşlardan cinsiyeti ne olursa olsun uzak durmalısınız.
 
Yakın partnerinize kıskanç ya da deli demeyin. 
Karşı cinsten arkadaşınızla olan davranışınız partneriniz tarafından yakın bağınız için bir tehdit olarak algılanıyorsa, bunu tam olarak böyle kabul edin. Başa çıkmak partnerinizin tek başına sorunu değil. Partnerinizle olan yakın bağ, ikiniz arasında kuruluyor. Bu bağ sizin için anlamlı ve değerliyse, onu korumalısınız. Bazen ilişkinizi korumak, parçalarının toplamından daha büyük bir şey inşa etmeniz için kendi kişisel özgürlüğünüzden veya seçiminizden vazgeçmek anlamına gelir. Bunu yapmak istemiyorsanız, ilişkiye olan bakışınızı sorgulamanın zamanı gelmiş olabilir.
 

Özellikle bizim ülkemizde son yıllarda politik bir konu haline getirilen kadınların sosyal yaşama katılımı konusunda birtakım geri kalmış söylemler işitilse de, arkadaşlık ilişkisinin herhangi bir cinsiyetle doğrudan bağının olmadığını belirtmek gerekiyor. Yazıda bahsedilen arkadaşlık ve cinsel ilişki konusu zaten ilişkiler açısından toxic olarak ele alındığından tüm değerlendirmeleri bu çerçevede yapmak en doğrusu olacaktır.

Kaynak